Gerçekliğin bittiği yerde hayaller başlar... - Blogcu



Gerçekliğin bittiği yerde hayaller başlar...

18/11/2009 - HİSSEDİYORUM NEFES ALIŞLARINI! (Nur Sibel Kocaerkek) 18/11/09

Kategori: denemelerim

HİSSEDİYORUM NEFES ALIŞLARINI!                               15:30…. 18/11/09

 

 

Hissetmiştim nefes alışını, kalbi milyarlarca soluk alırcasına atıyordu daha önce hiç soluk almamış gibi...

 

Heyecan nedir daha bilmiyordu ve mimikleri henüz gelişmemişti.

Dünyada olanlardan, olabileceklerden hatta  sevdikleri yüzünden neler yaşayabileceğinden bile haberi yoktu. Öğrenmesiyse çok uzun yıllara yayılacaktı.

Bu öğrenme süreci hiç kimseye kullanma kılavuzuyla birlikte hediye edilen bir şey de değildi.

Çınar ağaçları gibi yıllanmak gerekiyordu, yıllanmak yaşamak ve öğrenmek.

Öğrenmeden yemek bile yutulmuyordu, hatta zerre zerre düşen bir su damlası bile içilmiyordu.

Her şey yeniden öğrenilecekti, hayat bile yaşlanmıştı ama her gün bir soluk daha hayatın içine karışıyordu.

Gurur duyulacak, sevilecek yada başka sebeplerle karar veriliyordu gelişlerine.

Bazen umutsuzluğa umut, bazen yaşamadığın her şeyi devretmek bazen  arkadaş hatta oyuncak arayan birilerine armağan ediliyordu küçük bir mucizeyle.

Tüm iyimser duyguları da beraberinde getiren o ufak şeye ne anlamlar yükleniyordu.

Beni mutlu edeceksin! Etmelisin!

Senin için neler yaptım? Sen kendimden vazgeçişimdin!

Diye bağırışları duyar gibiyim…

Ama bu ses sadece kalpten hissedilebiliyordu.

Dudakların asla itiraf edemediği gizli bir sır gibi gömüldüğü yerden çıkmasına izin verilmiyordu.

Ah miniğim nasılda saf ve şaşkınsın.

Küçük ellerinle dünyayı tanıma gayretini unutan ellerde nasıl savaşlar vereceksin kim bilir?

Belki çok sevilecek her istediğine kavuşacak belkide  diğerleri gibi  hepsinden mahrum kalacaksın.

Seni ben yazmıyorum sen geldin ve satırları bana yazdırdın biliyorum.

Sahip olacağın annen ve baban seni korumak için her mücadeleye girecek yada hayatlarındaki diğer objelerden seni ayıramayarak seni kıracak, yoracak hatta mutsuz edecek.

O küçük endişeli gözlerinden bir damla yaş aktığında anlayacaksın seni en çok kimlerin kırabileceğini ve en çok kimlerin sevebileceğini.

Kırılma, onlar da bilmiyorlar!

Gücenme hemen o sıcak ellere, öğrenmeleri gerek…

Bilmiyorsun ama onlar da bilemez olmuş…sevmek nedir henüz bilmiyorlar…

Senin soluk alış verişlerinin değerini bilecekler elbet.

Sana söz umut seni bulacak.

Nefes almaya başladığın gün daha hayata nasıl da tutundun o minik elerle, nasıl unuturum?

Çevrene bakacaksın ve hissedeceğin yalnızlık senin gibi milyonlarca minik kalbi içinde barındıran bu büyük sandığın dünyaya sığmayacak taşacak bir gün.

İşte o gün hissedilir olacaksın.

Daha armağan olduğunu anlayamamış seni saran kucakların içi titreyecek senin için.

Bir gün, evet bir gün hissedeceksin bunu sana söz veriyorum bu günden.

Hissedebiliyorum nefes alışını, kalbin milyarlarca soluk alırcasına atıyor daha önce hiç soluk almamış gibi.

Her şeyi bir gün kendin öğreneceksin…

Yazan:Nur Sibel Kocaerkek

 

2009 www.nursibelkocaerkek.blogcu.com. Her hakkı saklıdır.

 

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

16/10/2009 - KIŞI BEKLEMEK! ;)



KIŞI BEKLEMEK!

 

Siz de benim gibi kışı sevenlerden misiniz?

Sevgili kışı ve içinde barındırdıklarını çok severim.
Ne nefes kesen nemli havaları, ne de kavuran sıcakları, ben en çok güzelim kışları severim.

Kader döngüsü olsa gerek, kış çocuğu olmanın aşkı bu!

Sıcak bir cafede kahve yudumlamak, sessizleşmiş sokaklarda yürümek, parkları börtü böcekleri ziyaret etmek daha da ileri gidip güzel yiyecekler yapan bir yakını ziyaret etme zamanıdır şimdi.

Kekler mi desem pastalar mı? Şimdi herkez evde yiyecekler hazırlar, kışın yemek yapmak bile daha güzeldir.

Böyle yazıyorum sanki dünyaları yiyiyorum sanacaksınız, ama ben sadece her şeyin tadına bakmayı seven ama kilo sevmeyen bir gurmeyim.

Güzelim kışları severim ben, sinema izlemeyi, kış yürüyüşlerinde  güneş banyosu yapmayı, denizi bile kışın izlemeyi daha çok severim.

Daha hırçın daha dalgalıdır ne de olsa.

Bir türlü bitmeyen yazların ardından beklediğim kışım gelmediğinde canım çok sıkılır her nedense.

Suya susar gibi bir özlemdir benimki içim kavrulur sanki, sabırsızlanırım.

İlk yağmurlarla birlikte rahatlamaya başlarım.
Ve o muhteşem toprak kokusu yok mudur deli eder beni.

Toprak uyumadan önce son nefes alışlarını hissederim ruhumda.

Düşen nabzıyla birlikte izini bırakırcasına çürüyen yapraklar ve sonunda rüzgarlara teslim olan aylar.
O rüzgarları bile nasıl da severim.

Kışlar daha romantiktir ayrıca. Yağmurda şemsiye paylaşmak gibisi yoktur.

İnsan nasıl sıkılır bunlardan?

Kışa olan aşktır bu benimki, güzel bir müzik istasyonundan joy gibi ...müzik dinlerken yazı yazmayı ve içime çekilmeyi severim.

Bir kıştır gelmesini beklediğim bir de uyuyan doğanın uyandığı ilk baharı çok severim.

Her şey yeniden  uykusundan uyandığında doğa ne kadar güzeldir, yeni doğan her şeyin güzelliği yansır içinize.

Bazen bahar gelmek bilmediğinde yine içimde bir sabırsızlık başlar.
 ‘’Hadi gelsin artık bahar’’diye geçiririm.

Ama gelmez…yaramaz bir çocuk gibidir doğa, canı ne zaman isterse o zaman gösterir yüzünü.
Her yıl doğa kendini yenilerken ve içlere yeni tohumlar serperken daha da güzeldir bunlarla beslenerek yazmak.

Eğer mevsimler değişmeseydi ne yapardım diye düşünürüm hep!

Çok korkunç olurdu herhalde. Değişim yenilenmektir, güzelleşmektir, büyümektir.

Değişim olmadan ilerleme olamaz hayatta.

Güzelim kışa bırakın kendinizi şimdi...

Belki martıları beslersiniz bir vapurdan, belki deniz kenarlarında çay yudumlar ya da sinemeya gidersiniz kim bilir?

Mutlaka tadına varın. Bu kış bir daha yaşanmayacak ne de olsa.

Kışa izinizi bırakmayı unutmayın;)

Nur Sibel Kocaerkek ;))16/10/09

Not:Bu kış sizden bu düşüncelerimi esirgemek istemedim.
Çalınma riski olsa da yayınlamak istedim, bende daha neler var neler!
Öyle etiketler attımki google aramasında ilk sırada çıkacağım için sorun yok.
Taklitler aslını yüceltirmiş ne de olsa.
Size keyifli vakit dilerim.

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

2/9/2009 - Küçük bir nostalji Rüzgarı esti içimden... ;)) Nur Sibel Kocaerk



Küçük bir nostalji Rüzgarı esti içimden... ;))  02.09.09

 Yıllar önce Kiss Fm hastasıydım hatta Joy Fm fanatiğiydim diyebilirim.
Sabah okula uyanırken gece yatana kadar kulağımda kulaklıkla yada karanlık odada tek başına müzik seti açık uzanır yazı yazardım  ve bir yandan da sevdiğim müzikleri dinlerdim.

Nereden aklıma geldi şimdi değil mi? …e gelir tabiyki…

Eğer sizinde bilgisayarınızda ses kartının içinde hopörlörün ucu kırılıp içinde kalsa ve ilkinde tamir ettirip  2.kez aynı şey tekrarlansa eminim ki sizde çok sinir olursunuz böyle  teknolojiye!

 Sadece müzik dinlemek olsa derdim çoook alternatif var ama benim istediğim sadece sevdiğim müzikleri dinlemek…

Tamirat parasıyla kurtulsanız iyi… tekrar gidip labtobu tamire vermek yok mu…hele bir de başında beklemek yok mu deli olacağım bu yüzden, tam bir çin işkencesi bu yaşadıklarım.

Bana mı denk gelir böyle işler bilmiyorum ama aynı şeyi iki kez yaşadığıma inanamıyorum ...ve bu namkör bilgisayarı ne kadar korursam o kadar iş çıkarıyor başıma.

Şimdi gel de teknolojiyi takip et!

Mecidiyeköylerde taaa diplerde bir tamirciydi 1 ay önce gittiğimiz…Zavallı labtobumu açtılar içim cızzz etti ...duygusal bağ olayım var da eşyalarımla aramda(her ne kadar kızsamda bilgisayarıma, en iyisini verseniz yine benim bilgisayarım yada telefonun derim;) yani o kadar fenadır huyum!;))

Resimler ve yazı dosyalarım çalınmasın diye  (malum kimseye güven yok artık)bayoza şifreler mi koydurmadım.

İşte bu sinir oluş bana yeni yollar aratırken genç kızlığımda annemin hediye aldığı muhteşem müzik setimin kenarda bana bakıyor olduğunu fark ettim.
 Onu sadece radyo olarak  kullanıyordum son yıllarda   oysa
 sete  bakarken aklıma kaset çalar özelliği ve kayıt özelliği geldi!

Nasılda unutmuşum!

Yıllarca dinle dinle sonra kaldır at  bir kenara…

Döndüre döndüre dinlediğim kasetlerimin yerini hiçbir CD tutamazdı o yıllarda elbette.

Kutulara doldurduğum kasetlerimi çatıya kaldırmıştım yine uzuuun yıllar önce işe yaramıyorlar …hatta dönemleri bitti diye…bir kaçı da kaset çaların içinde kalmış bir bakayım dedim ki ne göreyim…

‘’Sibel seçme yabancı ‘’yazım duruyor üstünde …  Hemde en harika müziklerim ahhhh  ne güzellermiş.Kendime geldim bir anda.

Şimdi dinlediğimiz birbirine benzeyen o garip müziklere  hiç benzemiyorlar.
Müziği bulmak ne büyük keşif...hayat pınarlarıma can gibi...
Yabancı fantastik filmleri izlemek ve müziklerini dinlemek çok büyük hazine benim için...
Şimdilerde en favori radyo istasyonum ise Pal station 106 sizede tavsiye ederim.En güzel yabancılar için harika bir kaynak diyebilirim.

Ama hazinemi nerede bulacağım hiç belli olmaz.Ummadığım bir anda çıkar karşıma ve ben etkilenirim.Bazen taksimden geçerken duyarım ...anında soluğu kasetçilerde alırım yada kitapçılarda...her nerede beğenirsem mutlaka öğrenmek isterim kime ait olduklarını...işte bu yüzdendir ki kitapçılarda mutlaka haftada bir dolanırım.Okunmak üzere aldığım kitaplarım ve en sevdiğim müzikler bir arada bana büyük bir haz verirler.


Eskiden kaset dinlerken CD deki gibi takılma söz konusu olamazdı, çizilme derdi de yoktu …
CD de yüksek  ses kalitesi olsa da yıllarca işimi görmemişlermiydi?
Çantaya doldurduğum kasetlerin yerini memory stickler aldı da ne oldu?
Hala insanı illet edecek bir şeyler buluyor bu teknolojik oyuncaklar, mp 3ün var derdin var...ummadığın anda pil biter...eskiden güzelim walkmanlerimiz vardı onlara her yerden pil koyulabilir hatta piller cepte taşınırdı...güzellerdi güzel.

O yıllardan kalma zaman kapsüllerim kasetlerimi klas fm ve joydan doldurmuşum…
Şimdi internet var ama her şey yeterli zamanı olana, bende o sabır ve zaman ne gezer.
Bir müzik için bile üyelik gerekirken milyonlarca üyelikle uğraşmak pek akıl işi değil bence.Çok kafama koymuşsam tamam ama bıdık bıdık her şey için üye olmak delilik.
Sonra mail kutunda reklamlarla uğraş dur sen.;)

Oysa bir albüm aldığında o albümün kapağını açarsın her şeyini incelersin parçaları ezberlersin, hatta bağ kurarsın…
O yıllar beynine kazınır sanki albümü incelediğinde.
Beynin kapağın içine o yılları da seninle birlikte yazar.

Bir sonraki açılışta o kapak içinden sadece müzikler dökülmez…Anıların da birlikte yerlere dökülüverir.

Muhteşem olan bir şey varsa bir zamanlar plaklar gibi var olan o dönemin  icadı bu  kasetler.

Seviyorum ben o kasetlerle uğraşmayı…kendi ses çekimlerim bile vardı…çoook eskilerden birkaç anı işte…

Hem komik hem tatlı hisler yarattılar şimdi  içimde…

Sonradan hatırladımki bu müzik setinin CD çalarıda vardı ama o da çatıdaydı galiba!

Aman Allahım zavallı müzik setimi ne hallere getirmişim ben;))

Önce bozar sonra yeniden toplar eskisinden bile iyisini yaparım dersem bana inanın sevgili ziyaretçi…
Tamir etmeyi  çok severim ,icatları da bir kaç alet çantam bile var bunlar için. 
Bu konuda tam olarak babamın kızı olduğumu itiraf etmeliyim.Diğer zamanlarda yarı zamanlı olarak anneme benzerim bu da ayrı bir hikaye...
Evet ilk seferler acemiliğimdir, ikinci seferler her zaman isteyerek harekete geçirdiklerimdir.
İşte bu yüzden kendime yeni ama eskiye ait meşgaleler edinmeye devam ederken bazı anlar ben bile  hangisinden başlayacağımı bilemiyorum…

Her şeyle ilgilenmek kendi işini kendin halletmek burada size büyük bir yük olmaya başlar ve işiniz hiç bitmez.
 Zaman da size inat yetmez, saatler kısalır  gittikçe daha çok  kısalır.

Sizi izleyerek zaman geçirenler yokmudur çevrenizde?
Basitçe şu cümleyi sarfederler;  ’’Ne yapıyor ki canım onun yaptığını bende yaparım!’’(Kıskançlıkta son nokta budur dostlarım.)

Peki o zaman yapın öyleyse, siz yapında biraz da biz seyredelim.

Şöyle oturup karşınıza rahat rahat sizi seyrederken çayımı yudumlasam, siz benim yaptıklarımı yapmaya çalışırken diyeceğim ama ayıp olacak.

Emin olduğum bir şey var!
Kimsenin dokunuşu bir diğerininkine benzemez.

Benim dünyamın dokunuşları bunlar, siz kendinizinkini oluşturmak zorundasınız , ahkam kesmekle olmaz bu işler.

İlk seferler hep acemiliğimdendir demiştim en son, müzik setimle buluşmama devam edeceğim bundan sonra.
 Allah insana önce eşeğini kaybettirir sonra da buldururmuş ya hani...işte onu  bulmanın sevinci benimki çok da kafa yormaya deymez;)))

Ses çekimleri mi yapmalı yeniden? ;))Bu yıllar ait anılar kalırdı geleceğe göndereceğim küçük zaman toplarım…

Bir de şu ekolayzır ayarlarını becerebilseydim! Her şeyi unutmuşum…yeniden hatırlamalı…

Yeniden başlamalı her şeye…;))Sizlere taze başlangıçlar dilerim yeniden başlamak için bir şeylere...
Nur Sibel Kocaerkek

 FİKİR HIRSIZLARINA NOT: Sevgili emek hırsızı arkadaşım yazımın sadece sayfamda var olması lütfen sana yetsin artık.
İlla ben sayfamda yayınlayacağım diyorsan sayfamı kısa yol yap ismimi belirt  bu iş bitsin.
İnternetlerde bulursam acımam yakarım!
Sevgiler saygılar blog cadısı SEABELL;)

2009 www.nursibelkocaerkek.blogcu.com .Her hakkı saklıdır.

 

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

27/5/2009 - İzinsiz ve isimsiz yayınlanan yazılarım hakkında.(Nur Sibel Koc




Merhabalar,

Binbirfikir.com sitesinin aniden kayıtlardan silinmiş olduğunu farkettim ve internette çeşitli forumlarda bazı kişilerin yazılarımı izinsiz ve isimsiz bir şekilde yayınladığını farkettim.
Ve şu ara internette benden habersiz yayınlanan kendi yazılarımın avcılığına başladım.
Özenle yazdığım yazılarımın izinsiz ve isimsiz yayınlanmasını kesinlikle onaylamıyorum.Bu hem saygısızlık hem de yasal değil.
Forum yöneticileri bu konuda çok duyarlı ve silme işlemlerini hemen yaptılar.
Emeğe saygılı olan tüm arkadaşlarıma teşekkürler.
***Yeni yazılarımı yayınlayabilmeyi çok isterdim ama çalınma sebebiyle bundan vazgeçtim hepsini toplamaya devam ediyorum;))
Sevgiler veSaygılar
Nur Sibel Kocaerkek.

2009 www.NurSibelKocaerkek.blogcu.com. Her hakkı saklıdır.

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

27/5/2009 - Umudu Kesmeye Dair...(Nur Sibel Kocaerkek)

Kategori: Kisisel Gelisim

 

Umudu Kesmeye Dair...

Bir yol ayrımındaysanız eğer, yollardan birini seçmek zorunda kalırsınız.

Seçtiğiniz genelde yürümek istediğiniz yoldur.

Gideceğiniz yolun sizi nereye çıkaracağını bilmiyorsanız, aklınız diğer yolda sizi bekleyen şeylere takılabilir

Seçilen yol artık yeni umuttur… ve umutlar hiç bitmez, bitmemeli

Bu dünyada bitmesini istemediğim yegane şey umut. Umut sizi yarına taşır bir rüzgar gibi.

Umut rüyalarınızdır… geleceğinizdir…sabahlarınızdır…akşamlarınızdır…içinizi aydınlatandır.

Bir şeyden umudunuzu kestiğinizde aslında yeni bir şey sizi sarmaya başlamıştır bile.

Siz isteseniz de istemeseniz de güneş doğacak her sabah…bahar geldi…kuşlar cıvıldayacak

Siz istemeseniz de her yeri güzellikler saracak…ışık her yeri sardığında siz istemeseniz bile toprak uyanacak…her yer renklere boyanacak.

Sizin isteksizliğiniz hiç birini etkilemez.

Siz umudunuzu keserken bir şeylerden

 

binlerce umut başkaları için doğacak!

Eğer umutsuzlukla yaşamayı seçerseniz her an umudunu eline almış gezen insanlarla karşılaşacaksınız.

Kendinizi yalnız mı hissedersiniz yoksa kendinize acımayı mı seçersiniz bilemem ama inanın bana hayat çok güzel… bu duyguları bulundukları yerden çıkaran da bizleriz.

Yaradılışta bize bahşedilenleri kullanıp kullanmamak bizim elimizde.

Bırakın güneş sizi mutlu etsin.

Bırakın mutluluk elinizden tutsun.

Ve kendinizi rahat bırakın ki yolunuzu bulun.

Umudu keserken, kendinizden vazgeçerken kendinize yaptığınız haksızlığı hatırlayın!

Siz daha iyilerini oluşturabilirsiniz.

Her zaman bir yol…bir umut…bir şans…bir vakit…ve size inanan birileri yanınızda vardır.

Bunların hiç birinin olmadığını düşünüyorsanız eğer SİZ varsınız.

Bazen bir kişi bile bir çok şeyi değiştirmeye yetebilir.

Kendinize olan inancınızı hiç yitirmemeniz dileklerimle.

N.Sibel Kocaerkek

2009 www.NurSibelKocaerkek.blogcu.com. Her hakkı saklıdır.


Kişisel blogunda yayınlayan arkadaşıma isim belirttiği için teşekkürederim.
http://turkuazdayiz.azbuz.com/blog/yazi/oku/5000000010086138/Umudu-Kesmeye-Dair
yok YorumYorum yaz!Bağlantı

<- Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

...Daha önce Binbirfikirde yazılarımı yayınlıyordum ancak aniden silinen siteden sonra sitelere güvenemedim ve yazılarımı kendi adıma açtığım sayfamdan yayınlamak istedim. Yazılarım teker teker çalınmaya başlayınca düşünce hırsızlarına savaş açtım.Artık az şey yayınlıyor daha çok kendime saklıyorum;) SENİ BULMAKTAN ÇOK ARAMAK İSTERİM! SENİ SEVMEDEN ÖNCE ANLAMAK İSTERİM! SENİ BİR ÖMÜR BOYU BİTİRMEK DEĞİL DE SANA HEP YENİDEN BAŞLAMAK İSTERİM...

Bağlantılarım

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

Arkadaşlarım

takitasarim
Blogcu Yardım
fantastikoykuler
sadecebence
yasar ceylan
sokaktakihayalet
blogcadisiyim


br>

ozgun - muhur | izlesene.com

müzik - meyra - ağladın ya | izlesene.com